1. Konuyu tekrar etme, genişlet
“Ekip çalışması” yazan bir başlığın altına el sıkışan iki takım elbise koymak, okuyucuya hiçbir şey katmaz. İyi görsel metnin söylemediği bir ayrıntıyı gösterir: ortamı, ölçeği, duyguyu.
2. Klişeden kaçının
Beyaz arka planda gülümseyerek dizüstü bilgisayara bakan insanlar, havaya atılan kâğıtlar, dev grafiklerin önünde duran siluetler — bunlar okuyucuya “buraya bir görsel koymak zorundaydım” der. Daha sade, daha gerçek bir kare neredeyse her zaman daha iyidir.
3. Metin koyacaksanız yer bırakın
Başlık veya logo bindireceğiniz görsellerde, sakin bir alan (gökyüzü, düz duvar, bulanık arka plan) şarttır. Kalabalık bir karenin üstünde hiçbir yazı okunmaz.
4. Bir seri gibi görünsün
Tek bir yazıda ya da sunumda kullandığınız görseller aynı dünyaya ait olmalı: benzer renk sıcaklığı, benzer ışık, benzer işlenmişlik. Aynı etiket ya da kategori altından seçmek bunu kendiliğinden sağlar.
5. Yatay/dikey oranı önceden belirleyin
Blog kapağı yatay, sosyal medya paylaşımı kare, hikâye dikeydir. Kırpma kararını görseli seçerken verin; sonradan kırpmak çoğu zaman kompozisyonu bozar.
6. Yeterli çözünürlüğü baştan alın
Küçük bir görseli büyütmek onu bulanıklaştırır. Kullanacağınız en büyük yerden başlayın ve gerekiyorsa küçültün — tersi çalışmaz.
7. Erişilebilirliği unutmayın
Görsele anlamlı bir alternatif metin (alt) yazın. Bu hem ekran okuyucu kullananlar için gereklidir, hem de arama motorunun görseli anlamasını sağlar. “resim1.jpg” kimseye bir şey anlatmaz.